Arşiv
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Necip Öztürk, kısırlığın bir eksiklik ya da özür olmadığını belirterek, grip gibi bir hastalık olduğunu söyledi.
Erdemli Belediyesi ile Mersin Tüp Bebek Merkezinin ortaklaşa düzenledikleri etkinlikte; kısırlık ve tüp bebek hakkında vatandaşlara bilgi verildi. Toplantıda konuşan Öztürk, kısırlığın mahalle baskısı sonucu utanılacak bir hadiseymiş gibi algılandığını vurguladı.
Tüp bebek konusunda ise insanların yanlış bilgiler neticesinde yanlış düşündüklerini ifade eden Öztürk, tüp bebeğin normal doğum yapamayan çiftlerin tercih ettiği bir yöntem olduğunu belirtti. Kadının yaşının tüp bebek tercih edilmesinde önemli faktör olduğunu vurgulayan Öztürk, “Kadının yaşı ilerledikçe yumurtalarının bozulma oranı da artar. 40 ve üzeri yaşlarda bulunan kadınların yumurtlarının bozulma oranı yüzde 80 civarındadır. Yumurtası bozuk olan kadının normal yolla hamile kalması durumunda çocuğun zeka özürlü olma ihtimali yüzde birdir. Bu oran 30-40 arası 300′de birdir. Yirmili yaşlarda ise bin 250′de birdir bu oran. Dolayısı ile yaşı ileri olan bayanlara tüp bebeği tavsiye ediyoruz. Tüp bebek konusunda sorularınız, sıkıntılarınız olursa; gerekli bilgilendirmeyi yapabilir; yardımcı oluruz. Unutmayın bu bir tedavidir.” dedi.
Mersin Tüp Bebek Merkezi Başhekim Dr. Ahmet Özdemir, Mersin Tüp Bebek Merkezi’nin Türkiye’nin sayılı tüp bebek merkezlerinin arasında bulunduğunu söyledi. Bu hizmeti Mersin’e getirmek sureti ile çok iyi bir iş yaptıklarını dile getiren Özdemir, “Bu hizmet için insanlarımız Adana’ya, Ankara’ya ve İstanbul’lara gitmek zorunda kalıyorlardı. Şimdi biz Mersin’de bu hizmeti onların ayaklarına getirdik.” diye konuştu. (CİHAN)
Kaynak : sondakika.com
Fenerbahçe’nin Ankaraspor’dan transfer ettiği ve sakatlığı nedeniyle uzun süre forma giyemeyen Özer Hurmacı, ”Bir futbolcu her pozisyonda oynayabilmeli.” dedi.
İlk yarının son haftalarında forma şansı bulan ve Ziraat Türkiye Kupası maçlarında futboluyla dikkat çeken Fenerbahçe’nin başarılı oyuncusu Özer Hurmacı, Fenerbahçe Televizyonu’nda yayınlanan “Kamp Günlüğü” programına konuk oldu.
Özer Hurmacı, henüz takıma alışma sürecini tam anlamıyla tamamlamadığını kaydederken, “Beş ayda 6 maç oynadım. Çok şeyi üstüne katacağıma inanıyorum. Maç temposunu yakaladıktan sonra her şey daha rahat olacak. Ta kıma çok daha faydalı olacağım.” dedi.
Özer, “Büyük beklentilerin kendisini nasıl etkilediği” şeklindeki soruya, “Kulübede oturunca hayal kırıklığına uğramak yerine hırslanıyorum. Büyük beklentilerin olması güzel. Bu benim için çok iyi.” cevabını verdi.
Hayatının her anında hayalleri olduğunu ve bugünlere ulaşmasında hayallerinin de etkili olduğunu dile getiren Özer Hurmacı, “Hayallerim hayatımın her anında var. Her an hayal edebilirim. Bazen Bekir ağabey ’4 kere Özer diyorum, duymuyorsun. Yemekte bir şey söylüyoruz, cevap vermiyorsun’ diyor. Dalmış oluyorum. Çoğu şeyi hayal ederek yaşamayı seviyorum. Çocukluğumdan bu yana hayallerim var. Eve morali bozulmuş olarak gelirdim. Annem sorardı, neden oğlum diye? Ben de neden 2 gol atamadığımı düşünürdüm.” dedi.
“Kampta yoruluyoruz; ama keyifli bir hava var” diyen Özer Hurmacı, “Çift antrenman yapıyoruz; ama yüzler gülüyor. Kamp dışında tavla ve satranç oynuyoruz. Okul zamanlarında bu konuda çok iyiydim; ama şu anda pratiğim yok. Ancak Volkan ağabey bu konuda çok iyiymiş.” ifadelerini kullandı.
Oyun stiliyle ilgili açıklamalar da yapan Özer Hurmacı, “Sahanın her alanını kullanma isteğim var. Buna enerjim de var. Kondisyonu ve gücü de yavaş yavaş kazandım. Takım arkadaşlarımı rahatlatmak, kendi futbolumu da sahaya yansıtmak benim oyun tarzım. Bunun pozitif yanları da yüksek. Böylece her mevkide oynayabiliyorsunuz. Ama disiplin açısından serbest oynayan bir pozisyonda bunları daha rahat yapıyorsunuz. Son maçlarda sol açık ve ön libero olarak görev aldım. Böyle olunca serbest oynamaktan çok pozisyonuma sadık kalarak oynuyorum. Daha basit oynayıp, daha çok mevkiinde oynaman gerekiyor. Ofansif bölgelerde de oynadığım zaman kendimi daha rahat hissediyorum. Disiplin açısından bölgemde dolaşmak küçük riskler oluştursa da rakip defansı bozma açısından büyük avantajlar oluşturabiliyor. Böylelikle daha fazla pozisyon şansı bulabiliriz.” dedi.
“ALEX’LE ÇOK İYİ ANLAŞIYORUZ; SÜREKLİ BİR ŞEYLER ÖĞRENİYORUM”
Alex’le oynamanın kendisi için büyük bir şans olduğunu dile getiren Özer, “Alex’in yapacağı veya yapabileceği hareketleri daha önceden düşünebiliyorum. Onun da aynı şekilde benim hareketlerimi hissettiğini düşünüyorum. Bu da birbirimizi anladığımız anlamına geliyor. Ama diğer arkadaşlarımda benim yavaş yavaş hangi pozisyonda neler yapabileceğimi anlayacak, ben de onlarla daha iyi anlaşacak hale geleceğim. O zaman tüm takım olarak oynadığımız futboldan da daha çok keyif alırız. Ama Güiza da, Semih Ağabey de oynadığı zaman top ayağıma geldiği zaman hemen defansın arkasına koşuyorlar. O da çok iyi, biraz daha ilerletmişiz takım oyunumuzu demek. Zamanla daha iyi olacağına inanıyorum. İnşallah onları daha fazla gol pozisyonuna sokarım. Alex’le çok iyi anlaşıyoruz. Sürekli bir şeyler öğreniyorum. O da bana çok şey gösteriyor. Direğe vuralım, frikik atalım gibi çocukken yaptığımız şeyleri yine antrenmanlar sonrasında yapıyoruz. Öğrenmenin yaşı yok.” diye konuştu.
Brezilyalıların Fenerbahçe’nin futboluna renk kattığını vurgulayan Özer Hurmacı, Brezilyalılar gibi oynadığı yönündeki yorumlar için, “Ronaldo‘nun gollerini, Ronaldinho‘yu ve Alex’in gollerini izliyoruz. Baktığımız zaman göze hoş gelen futbolu Brezilyalılar oynuyor. Onları kendine örnek alıp, onların yaptığı hareketleri kendinize katıyorsunuz. O da öyle diyor. Alex, Christian ve Deivid de ‘Sen Brezilyalısın’ diyorlar. Ben ise ‘Ben Türk’üm’ diyorum. Onlar, Brezilyalıların futboldaki özgüveninin bende de olduğunu söylüyor.” ifadelerine yer verdi.
Özer Hurmacı, aynı anda farklı işlere konsantre olabilmenin büyük bir yetenek istediğini dile getirirken, “Kendimi farklı işlere yoğunlaştırabiliyorum ama bazen sıkıntı oluyor. Çünkü maçta hem adamı durdurup hem geçmeyi düşünüyorsun. Bazen kafanız karışıyor. O sırada da topu kaptırmış oluyorsunuz. Ben de son maçlarda bunu yapmaya çalışıyorum. Zidane gibi olamayız ama her maçta sahada Özer vardı dedirtmeye çalışıyorum.” dedi.
“KUPA MAÇLARINA BİRAZ KONSANTRE EKSİKLİĞİYLE GİTTİK”
Özer, takım kalitesinin çok yüksek olduğunu vurgularken, “Kalitemiz çok yüksek ama her gün seviyemizin en üstüne çıkamıyoruz. Zaten bu da normal olanı. 11 futbolcudan 7-8 tanesi üst seviyeye çıktığı zaman, kazanmaya çok yakınsınız demektir. 1-2 kişi rölantide olabilir ama diğerleri tempolu olmalı. Daha çok topa hakim olmalıyız. Kupa maçlarına biraz konsantre eksikliğiyle gittik. Bu maçlara motivasyon farklı oluyor biraz. Onu yükseğe çıkarmalıyız. Takımla ilgili beklentilerim benimkilerle uyuşuyor. 3 kulvarda da her zaman yüksek mücadele kapasitemiz var. Lille maçı bizim için çok önemli. Ayrı bir hırs ve arzumuz mutlaka olmalı. Bu konuda kendime de takıma da güveniyorum. İnşallah sezon sonunda yine hep beraber başarımızı konuşacağız.” diye konuştu.
Özer, defansif yönünde bazı eksiklikler olduğunu ancak bunu geliştirdiğini dile getirdi ve şunları söyledi;
“Defansif yönüm eksik kalıyor. 5 sene önce hiç yoktu, geliştiriyorum. Ofansif yerlerde de etkili olmam lazım. Gol sayımı arttırmam lazım. Gol pozisyonlarına daha çok girmeliyim. Orta sahada bazen çok kolay çalım yiyebiliyorum, bu yönümü daha da geliştirmem gerekir.”
Bir futbolcunun her pozisyonda oynayabilmesi gerektiğinin altını çizen Özer, “Bence futbolcu her pozisyonda oynayabilmelidir. Sağda da oynayabilirim, solda da oynayabilirim. Karakterimiz uyuşmayan bir futbolcu olsa ben sağ açık oynarım diyebilir. Saygı duymak lazım. 11 kişi koyuyorsunuz ve herkesin pozisyonu belli. 10 senedir orada oynuyorsanız hırpalamaya gerek yok.” diye konuştu.
Futbol altyapısının gelişmesi ile ilgili olarak ise Özer Hurmacı, şu yorumu yaptı;
“Devre arası kampında Almanya’ya gittiğimde her hafta sonu salon futbolu turnuvası vardı. 10 yaşındaki gruplar için ve 13 yaş için. Almanya’da her okulun salonu var, tribünleri var. Orada tribünler düzenleniyor. Özellikle hafta sonu ve saat 10′da başlıyor. Akşam 7′ye kadar sürüyor. Türkiye’de ise hiç görmedim. Bunlar Türkiye’de futbol alt yapısı açısından gördüğüm eksiklik. Çevremizde futbol sahaları ve salon futbolu sahalarında eksiklik var, Almanya’ya göre farklar var.”
Türk futbolunun ilerlediğini vurgulayan Özer, “Türk Futbolu şu anda ilerliyor. Süper Lig takımlarında çok genç yetenekler forma giyiyor. Her Anadolu takımında 91-92 doğumlu gençler forma giyiyor. Bu çok önemli. Alt yapıdan da yetenekli futbolcuların çıktığının en güzel göstergesi.” diye konuştu.
Özer, Fenerbahçe futbolcusu olmanın ayrı bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Göz önünde insanlar olarak hal ve hareketlerimize daha çok dikkat etmeliyiz. Önemli olan iyi bir iz bırakmak. Beş dakikalık sohbet bile insanın hafızasında gelecek yıllar için yer bırakabiliyor. Fenerbahçe’nin ayrı bir marka değeri var. Fenerbahçe’nin futbolcusu olmak sizi ister istemez davranışlarınıza daha fazla dikkat etmeye sürüklüyor. Ben hangi takımın formasını giyersem giyeyim, hangi takıma emek verirsem vereyim hep örnek olmak isterim.” şeklinde konuştu.
Özer, taraftarın desteğinin çok önemli olduğuna vurgu yaparak sözlerini şöyle tamamladı;
“Taraftarlarımızın her maçta stadı doldurmalarını ve bize destek vermelerini bekliyoruz. Onların desteğine her zaman ihtiyacımız var. Biraz sabırla zorlu maratonu geçireceğiz. Sona doğru stres daha da artacak. Kendimize hakim olursak, baskıyı üzerimizden atmamıza yardımcı olurlarsa çok daha başarılı oluruz.” (CİHAN)
Kaynak : sondakika.com
Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Kurumsal İletişim ve Bilgi Grubu Başkanı Ali Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un teknesinin çarptığı şamandıranın aydınlatılmasıyla ilgili geçmişte başvurularının olduğunu söyledi.
Ali Koç, Mustafa Koç’un tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde yaptığı açıklamada, olayı yazılı açıklamalarla geçirmeyi planladıklarını ancak ziyaret eden kişilerden alınan bilgilerle bazı spekülatif yorumların ortaya çıktığını ifade etti.
Ali Koç, kazayı şöyle anlattı:
”Dün akşam saat 8.45-9.00 sularında Haliç’teki bir toplantıdan dönüşte Çırağan aç
Yozgat şehir merkezinde sağır, dilsiz ve ihtiyaç sahibi kişilere yardım yapmak amacıyla sahte makbuzla vatandaşların duyguları sömürerek yardım parası toplayıp dolandırıcılık yaptığı iddia edilen İ.E. (40) ile D.K. (26) emniyet ekipleri tarafından yakalanarak göz altına alındı.
Öte yandan sabah saat 05.30 sıralarında İstanbuloğlu mahallesinde bir vatandaş evinin önünde park halinde iken çalınan traktör polislerin çalışması ile kısa sürede bulundu. Emniyet ekipleri, şehir merkezinde traktörü durdurarak, M.İ. (40) isimli zanlıyı yakalayarak gözaltına aldı.
Emniyet Müdürlüğünde sorgulanan M.İ. ve dolandırıcılık yaptığı iddia edilen D.K. ile İ.E, polistiteki sorgularının ardından Yozgat adliyesine sevkedildi. (CİHAN)
Kaynak : sondakika.com
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, resmi bir ziyaret için bulunduğu Lonra’da İsrail ile yaşanan gerginliği değerlendirdi. Davutoğlu; “Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti büyükelçisine böyle bir nezaketsiz tutumu gösterecek cürette değildir, olamaz da.” dedi.
Ülkelerin birbirlerinin politikalarını tenkit edebileceğini belirten Davutoğlu, bu şartlarda Türkiye’nin İsrail ile bir diyalogunun olamayacağını da kaydederek şöyle konuştu: “Ülkeler birbirleriyle görüş ayrılığı içinde olabilir, birbirlerinin değişik politikalarını tenkit edebilirler. Ama bütün devletlerin uyması gereken nezaket, diplomatik kurallar vardır. Bu kuralları gös termek devlet olmanın bir gereğidir. Dışişleri Bakanlığımız gereken açıklamayı yaptı zaten. Biz İsrail’den gereken adımları atmasını bekliyoruz. Bizim tutumumuz çok açıktır. Diplomatik kurallara uyulmasını beklemek en tabii hakkımızdır. Bir takım oyunlarla bu kuralları çiğnemek, uluslararası ticari ve hukuki ilişkilere aykırıdır. Bu çerçevede bir diyaloğun olması söz konusu bile olamaz. Amerika ya da İngiltere ile de bu konuyu görüşmedik.” dedi.
Konuyu yakından takip edeceklerini belirten Davutoğlu, “Ne tür adımlar beklediğimizi İsrail gayet iyi biliyor. Bizim müsteşarımız İsrail büyükelçisini davet ederek, bir büyük elçiye nasıl davranılıyorsa o şekilde davranarak gereken mesajları iletmiştir. Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti büyükelçisine böyle bir nezaketsiz tutumu gösterecek cürette değildir, olamazda.” diye konuştu. (CİHAN)
Kaynak : sondakika.com
Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, Altan Dinçer’in vefatı üzerine bir başsağlığı mesajı yayınladı.
Yapılan açıklamada, ”Türk basketboluna uzun yıllar sporcu ve yönetici olarak en üst seviyede hizmetlerde bulunmuş, değerli spor adamı, efsane oyuncu Altan Dinçer’i kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyim.” denilen açıklamada şu görüşlere yerverildi;
”Sporculuk döneminde; Türk basketboluna büyük hizmetlerde bulunmuş ve çok müstesna bir kişiliğe sahip olan sevgili büyüğümüz Altan Ağabey, yönetici olarak da kıymetli katkılarda bulunmuş bir basketbol adamı idi.
Başkanlığım süresince birli kte çalışma şansına nail olduğum değerli büyüğümüz Altan Dinçer, Federasyon çatısı altında Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı, Disiplin ve Hukuk Kurulları Başkanlığı gibi görevleri üstlenmiş ve basketbolumuza son derece önemli katkılarda bulunmuştur.
Spor camiamız ve basketbol ailemiz adına merhum Altan Dinçer’e Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır dilerim. Kendisini her zaman sevgi ve saygıyla hatırlayacağız.”
(CİHAN)
Kaynak : sondakika.com
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kabineden beş bakanla birlikte Rusya’ya çıkarma yaptı.
Rusya Başbakanı Vladimir Putin‘in davetlisi olarak Moskova’ya gelen Erdoğan, Rusya ve Türkiye’nin her alanda ilişkileri çeşitlendirerek geliştirmeye devam ettiğini, önümüzdeki beş yılda toplam ticaret hedeflerinin 100 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Putin ve Erdoğan’ın katılımı ile genişletilmiş heyetler arası toplantının ardından basının karşısına geçen iki lider, ikili ilişkilerde gelinen son durumu değerlendirdi.
Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev‘in mayıs-haziran ayında Türkiye’ye geleceğini ifade eden Erdoğan, “Ziyarette önemli bazı adımların atılması söz konusu olacak.” dedi.
Başbakan, vizelerin kaldırılması yönündeki çalışmaların ziyaretin müjdeli yanı olduğunu, Medvedev’in Türkiye ziyaretinde de bunun karara bağlanabileceğini belirtti.
Danıştay’ın iptal yönünde verdiği kararın ardından devletler arası anlaşma yapmak sureti ile nükleer santral inşası konusunda çalışmaların sürdürüldüğüne dikkat çeken Başbakan Erdoğan, bunun çok fazla zaman almayacağını belirtti.
Başbakan Erdoğan’la onuncu kez bir araya geldiklerini hatırlatan Putin de, son derece yararlı ve muhtevalı bir görüşme yaptıklarını söyledi.
Toplantının karşılıklı güven ve anlayış içinde geçtiğini ifade eden Rusya Başbakanı, “Çok yönlü işbirliğimizin geliştirilmesi konusunda önemli konuları gözden geçirdik.” dedi.
Rusya-Türkiye enerji ilişkileri ile ilgili değerlendirmede bulunan Putin, “Rusya, Türkiye’nin güvenli enerji sevkıyatçısı olarak kalmaya devam ediyor. Bu konu da daha ileri adımlar atarak işbirliğimizi geliştirebiliriz.” dedi.
Rusya’nın nükleer enerji konusunda avantajlı bir durumu olduğuna işaret eden Putin, Güney Akım ve diğer enerji konularında gelişen işbirliğinin önemine değindi.
Rusya Başbakanı’na göre doğalgaz alımında Rusya’ya yüzde 70 bağımlı olan Türkiye ile enerji ilişkileri ticaretin ötesinde ortak yatırımlara dönüştürülmek zorunda.
Rusya’nın nükleer santral inşaatı ile ilgili Rusya’nın avantajları olduğuna işaret eden Putin, Rusya’nın avantajlarını şu şekilde sıraladı: “Kredi olanakları sunuyoruz. İnşaatın yerel inşaat firmalarınca yapılma imkanı var. Nükleer yakıtı da tedarik ediyoruz. Teknoloji konusuna gelince, Avrupa’da bu işin standardı aşağı yukarı aynı seviyede.”
Görüşmelerde enerjide işbirliğinin geliştirilmesi ve taze meyve ve sebze alımı konusunda iki anlaşma parafe edildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız‘ın Türkiye adına parafe ettiği nükleer enerjide işbirliği anlaşmasını, Rusya adına da Başbakan Yardımcısı İgor Seçin imzaladı.
RUSYA, SAMSUN-CEYHAN’A ORTAK OLUYOR
Rusya’nın Güney Akım doğalgaz boru hattına yeşil ışık yakan Türkiye, Rusya ile enerji ilişkilerini geliştiriyor. Rusya Başbakanı Putin‘in Ankara ziyaretinde karara bağlanan Samsun-Ceyhan petrol boru hattına Rusya’nın da dahil olması gündemde.
Basına açıklamada bulunan Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin, Rusya ve Türkiye’nin Samsun-Ceyhan petrol boru hattı inşaatı ile ilgili yatırım koşullarını masaya yatırdığını, Rusya’nın da projede aktif olarak yer alacağını belirtti.
Türk mevkidaşı ile yaptığı görüşme konusunda bilgi veren Seçin, “Bu projede yer alacağız. Hangi şartlarda yer alacağımızı görüşüyoruz.” ifadelerini kullandı.
İKİLİ TİCARETTE HEDEF 100 MİLYAR DOLAR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Rusya ile Türkiye arasında toplam ticaret hacminin önümüzdeki beş yıl içinde 100 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini söyledi.
Rusya Başbakanı Vladimir Putin‘le heyetler arası görüşmeden önce ikili bir görüşme gerçekleştiren Erdoğan, “İlişkilerimiz siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel alanda çeşitlenerek gelişiyor. Beni heyecanlandıran taraf olumlu istikamette bir irade olması.” dedi.
Ankara’da Başbakan Putin‘in Ağustos ayında gerçekleştirdiği temasları hatırlatan Erdoğan, “Konuştuğumuz gibi önümüzdeki dört yıl içinde toplam ticaret hacmi hedefimiz 100 milyar dolar.” ifadesini kullandı.
Putin‘in elini kaldırarak beş yıl ifadesi iki liderin gülümsemesine neden oldu. Bu hedefi yakalamak için taraflarda yeterli irade olduğunu kaydeden Erdoğan, “Küresel ekonomik kriz ekonomilerimizi olumsuz etkiledi. Ancak pozitif yönde gelişmeler başladı. Kısa sürede ekonomik toparlanmanın gerçekleşeceğine inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Ortak basın toplantısında da Putin, Erdoğan’ın 100 milyar dolarlık ticaret hedefini teyit etti.
Putin konuşmasında, “Ben de kesinlikle bu hedefe ulaşılabileceği fikrini destekliyorum.” dedi. Rusya Başbakanı ikili işbirliği alanında bugüne kadar yapılan çalışmaların bunun kanıtı olduğuna işaret etti.
Putin, son dönemde iki ülke ilişkilerinin hızla geliştiğine işaret ederek, “Küresel ekonomik kriz karşılıklı ekonomik ilişkilerimizi olumsuz etkiledi. 35 milyar doları bulan dış ticaret hacmimiz yüzde 40 geriledi. Ancak Türkiye hala Rusya Federasyonu’nun önemli ticaret ortaklarından biridir.” şeklinde konuştu.
PUTİN ERDOĞAN’A YILBAŞINDA NE YAPTIĞINI SORDU
Basın mensuplarının dışarıya alınmasının ardından Putin Erdoğan’a yılbaşının nasıl geçtiğini sordu. Erdoğan da cevabında talihsiz bir kaza geçirdiğini, futbol oynarken omzunu incittiğini söyledi. Putin ve Erdoğan görüşmesine Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da katıldı.
PUTİN, KAFKAS SORUNLARININ BAĞLANTILI HALE GETİRİLMESİNE KARŞI
Erdoğan-Putin görüşmesinde uluslararası sorunların yanı sıra bölgesel problemler de ele alındı. Ermenistan’la sınırın açılması ve ilişkilerin normalleşmesi ile ilgili süreci Yukarı Karabağ sorununda ilerlemeye bağlayan Ankara, Rusya’dan destek istedi.
Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin önceki gün iki ülke dışişleri bakanlarının parafe ettiği protokolü anayasaya uygun görmesinin ardından, Erivan’da süreç hızlandı.
Ermenistan’ın protokolü Mart ayında parlamentoya getirmesi bekleniyor. Bu durumda Ankara’nın zor durumda kalabileceği yorumları yapılıyor.
Basın toplantısında Rusya’nın Minsk Grubu üyesi olarak Yukarı Karabağ sorununun çözümüne desteği ile ilgili soruyu cevaplayan Putin, Rusya’nın duruşunun tüm komşuları ile ilişkilerin normalleşmesinden yana olduğuna dikkat çekti.
Milyonlarca Azeri ve Ermeni vatandaşının Rusya’da çalıştığına ve akrabaları bulunduğuna dikkat çeken Rusya Başbakanı, Türkiye-Ermenistan ve Azerbaycan-Ermenistan sorunlarının ayrı ayrı ele alınmasının daha doğru olacağını söyledi.
Putin‘e göre Kafkaslarda karmaşık olan sorunları paket halinde çözmek sonuca götürmez. Rusya Başbakanı Karabağ dahil Sovyetler Birliği’nden kalma sorunların çözülmesinden yana olduklarını, Türkiye ile Ermenistan arasında sorunun çözülmesi yönünde gelişen çabaları da desteklediklerini söyledi.
(CİHAN)
Kaynak : sondakika.com
İslamî Direniş Hareketi (Hamas), Mısır güçlerinin Filistin’e Özgürlük Konvoyu’na saldırmasının, kafilenin temsil ettiği 40 ülkenin egemenliğine saldırılması anlamına geldiğini belirtti. Hamas Sözcüsü Fevzi Burhum, “Bu saldırılar ve saldırılarda kan akıtılması, Mısır’ın kuşatmanın içinde olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla o da diğer ortaklar gibi Gazze üzerindeki kuşatmanın kırılmasını istemiyor. Mısır, Gazze kuşatılmasının kaldırılmasını istemediği gibi, yardımların ulaşmasına yardımcı olmaya da pek niyetli görünmüyor.” dedi.
Burhum, Mısır’ın güçlerinin birçok ülkeden gelen dayanışmacılara ‘barbarca’ sald
TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili ve Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk, belediyelerin ve sanayicilerin atık sularını arıtmalarını istedi.
Belediyeler ve sanayicilerin atık sularını göllere, akarsulara ve nehirlere bırakarak önüne geçilemez bir çevre felaketine yol açtıklarını söyleyen Milletvekili Öztürk ayrıca belediyelerin vahşi çöp depolamaya son vermelerini çöpten enerji ve gübre üretim yolunun seçilmesini istedi.
Sanayicilerin tehlikeli atıklarını toprağa gömdüklerini ifade eden Öztürk, ısınma amacı ile kalitesiz yakıt kullanımı nedeniyle zehirli hava solumanın insanların kaderi olmaması gerektiğini s
Çukurova Belediye Başkanı Yıldıray Arıkan, yayınladığı mesajla Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 88. yıldönümünü kutladı.
Arıkan, “Kurtuluş Savaşı, dünya tarihinde yaşanan savaşların içinde en haklı olanıdır. Adanalılar, ulusumuzun bu onur savaşında bugün anmaktan gurur duyduğumuz örnek bir mücadele vererek adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır. Gurur günümüz kutlu olsun” dedi.
“Zorunlu olmayan savaş cinayettir” diyen Mustafa Kemal önderliğinde yürütülen. Kurtuluş Savaşı’nda Adana’nın çok önemli bir yeri bulunduğunu anlatan Başkan Arıkan, mesajında, “Birinci Dünya Savaşı sonrasında girdiğimiz ve bugün tüm dünyanın kıskanarak, gıptayla baktığı; esaret altındaki ülkelere örnek teşkil eden bağımsızlığı kazanma ve varlığımızı koruma yolunda yaptığımız Kurtuluş Savaşı, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturmuştur. Olmayan silahıyla; sadece yüreğine, inancına ve vatanseverliğine güvenerek yüzyıllardır yaşadığı toprakları koruyan, masa başında kaybedilen ülkesini kadın- erkek, genç- yaşlı demeden mevzilerde yüreğiyle kazanan yüce Türk milletinin kahramanlıklarının bir kısmı da Adana’da Fransız işgali esnasında yaşanmıştır. Kurşunlara bedenlerini siper eden kahramanlarımızın bu onurlu mücadeleleri sayesinde bugün bu kentte güven ve huzur içinde yaşıyoruz. Kurtuluşumuzun 88. yıldönümünde kendilerini bir kez daha saygı, şükran, minnet ve rahmetle anıyoruz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün (Ben de bu vekayinin hissi teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da doğmuştur) sözüyle tarih sahnesindeki yerini taçlandıran Adanamızın kurtuluş günü kutlu olsun.” ifadesine yer verdi. (CİHAN)
Kaynak : sondakika.com