Posts Tagged ‘Başkanı’

Bahçeli: AKP ülkeyi iyi yönetemiyor

Pazar, Mart 6th, 2011

Bahçeli, İmamoğlu ilçesinde, vatandaşa hitaben yaptığı konuşmada, bu seçimlerin geçmiş dönemden farklı olduğunu, bu nedenle önem verilmesi ve yüksek katılım sağlanması gerektiğini belirtti.

Herkesten komşusunu, köylüsünü, akrabasını sandığa götürmek için yarış içinde olmasını isteyen Bahçeli, ”Ne kadar yüksek katılım olursa, irade o kadar etkili olur. Seçimler üzerinde tartışma olmaz” dedi.

Seçimlerde sandıklara sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, sağlıklı sonuçlar alınabilmesi için görevlilerin titiz davranmasının ve oy hırsızlarına fırsat vermemelerinin önemine dikkati çekti.

Seçimlerde kararın millette olduğunu, neye karar verirlerse versinler saygı duyacaklarını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

”İktidarının 9′uncu yılı içinde olan bu hükümetin, ülkenin 3′üncü döneme taşıması mümkün değil. AK Parti iktidarının 3′üncü dönemde yapacağı bir şey kalmamıştır. İki dönemdir yaptıklarına şahit oluyoruz. Vaat ettiklerini gerçekleştirme çoğunluğu var. Önünde yapacağı, sunacağı hizmetleri engelleyecek güç yoktur. İstediği yasayı çıkarabilir, politikayı uygulayabilir. Refah artış tedbirlerini alabilir. Ama bugüne kadar bunlar olmadı. AK Parti ülkeyi iyi yönetmedi. Bu dönemde devletin beka sorunu ortaya çıktı. Devletin varlığı ve birliği, iç ve dış tehditlerle tehlike altına alınmıştır. Toprak bütünlüğü tahrif edilmiştir.

Bu iktidarda etnik temelli bölücülük tırmanmış, mezhep temelli ayrımcılık körüklenmiştir. PKK’nın siyasallaştırılması konusuna taviz üstüne taviz verilmiştir. Pazarlık içerisine girilmiş, bölücü terör cesaretlendirilmiştir. Bunun bu şekilde devam etmesi ülkenin felakete gidişini göstermektedir.”

AK Parti’nin bir dönem daha iktidar olması durumunda ülkenin kargaşaya, kaosa, krize, kavgaya, kutuplaşmaya, kamplaşmaya sevk edileceğini öne süren Bahçeli, ”AK Parti’ye bugüne kadar oy vermiş vatandaşlara bugün çok önemli görev düşüyor. 8 yıllık partilerinin uygulamalarını iyi araştırsınlar, iyi düşünsünler, sorgulasınlar. Eğer 2002 yılında ülkenin durumu ile 2011 yılında ülkenin durumu arasında kendileri, çocukları, aileleri ve milletimiz açısından bir iyileşme görüyorlarsa AK Parti’ye oy vermeye, onu iktidar yapmaya gayret göstersinler. Ama AK Parti’nin üst yönetimi ve Başbakan’ın hanedanları mutluluk ve refah içinde yüzerken, hala açsanız, işsizseniz, yoksul iseniz bu iktidarı, tepetaklak atmak lazım” şeklinde konuştu.

-ORTADOĞU ÜLKELERİ VE TÜRKİYE-

Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu ve AK Parti iktidarından kurtulmanın zamanının geldiğini belirten Bahçeli, Ortadoğu ülkelerinde işsizlikten, yoksulluktan dolayı toplumun kaynamaya başladığını, yıllardır süren otoriter rejimlerin alaşağı edildiğini bildirdi.

”Bulaşıcı hastalık gibi Arap-Müslüman coğrafyasına doğru yayılan ayaklanmalara” dikkati çeken Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Yemen’e, Bahreyn’e, Cezayir’e, Lübnan’a bakın ve Türkiye ile bir mukayese yapın. Mısır’da 31 yıllık diktatör rejim, bir meydanda halkın toplanarak, gece gündüz orada protesto yapmasıyla yıkılmıştır. Hangi ev yakılmıştır, hangi yerde otomobillere, minibüslere, kamyonlara molotof atılmıştır? Hangi yerde can kaybı olmuştur? Hangi yerde emniyet güçleriyle ayaklanmacılar arasında, çatışma olmuştur? Toplanmışlar ‘istemiyoruz’ demişler. Nümayiş yapmışlar ve iktidar gitmiş.

Türkiye’ye bakın, Hakkari’ye, Şemdinli, Yüksekova’ya bakın. Her gün orada emniyet gücü olan polis kardeşlerimiz, PKK militanlarının ayaklanma propagandalarıyla çatışma içindeler. Ve geçenlerde bir polis kardeşimiz, o PKK militanlarının arasında kalarak, tekmelerle linç edilerek ölüme terk edilmiş, hastaneye zor yetiştirilmiştir. Vali nerede, odasından dışarı çıkamıyor. Kaymakamlar nerede, odasından dışarı çıkamıyor. Dışarıda kim var? PKK terörünün ayaklanma provasını yapan teröristler var ve bir de onların karşısında, talimat üzerine orada durmaya kalmış, askerimiz ile polis kardeşlerimiz var. Sabahtan akşama kadar bunlarla uğraşıyorlar.

Ve dönüyorsunuz İstanbul’a, İstanbul’da Gaziosmanpaşa semti dahil, Dolapdere’de, şurada burada her gün akşam nümayiş var. Poşularla kafalarını sarmış bu militanlar, belli bir saatten sonra ellerindeki molotofkokteylini otomobillere atıp, sokakları ateşe veriyorlar.”

Konuşmasının devamında ”İçişleri Bakanı nerede, asayiş nerede, terörle mücadele nerede?” diye soran Bahçeli, İçişleri Bakanımız 1 Ağustos 2009 tarihinde, bazı gazetecilerle beraber, bazı sözde aydınlarla beraber, bölücü terörün siyasallaşma sürecini, Demokratik Açılım zırvasıyla yerine getirmek için Ankara’da emniyet mensuplarının bir binasında, Türkiye’de ilk defa bölücü terörü siyasallaştıracak, bir Demokratik Açılım zırvasıyla devlet politikası haline getiren yıkım projesinin mimarı olmuştur” dedi.

-4 PARÇALI KONFEDERASYON-

İki dilli hayat, Demokratik Özerklik, federasyon, 4 parçalı bağımsız devlet taleplerinin her gün tartışılır hale getirildiğini vurgulayan Bahçeli, taviz üstüne taviz verildiğini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Avukatları her çarşamba günü geliyor. Avukatlara talimat veriyor. Avukatlar aracılığıyla örgüt yönetiliyor. Kandil’e talimatlar ulaşıyor. Diyarbakır’da Demokratik Toplum Kongresi adı altında uydurma bir PKK meclisinde kararlar oluşturuluyor. İmralı canisi, Türkiye Cumhuriyeti hükümetiyle pazarlık yapıyor, ‘Eylemsizlik kararı aldım, filan güne kadar şunu yapacaksınız’ diyor. Veya bir yol haritası veriyor. O yol haritası Türkiye Cumhuriyeti devletinin şu anki Demokratik Açılımı’nın esası oluyor.

İki dilli hayat, demokratik özerklik deniyor. Sonra da Irak, Türkiye, Suriye ve İran’da oluşmuş olan bazı terör unsurlarıyla 4 parçalı bir konfederasyona başlayıp, bağımsız bir Kürdistan’a doğru giden yol haritası Türkiye’nin gündemine getiriliyor.

Sayın Başbakan bütün bunların hepsine ‘ileri demokrasi’ diyor, ‘özgürlük’ diyor. Durup dururken, 36 etnik unsur bahanesiyle, getire getire Türkiye’yi bir Türk-Kürt kardeşliğinin kavgası haline dönüştürüyor.”

”Bu iktidarından kurtulmak lazım” diyen Bahçeli, ”Bunu bir siyasi parti olarak düşünmemek lazımdır, bu bir ülke sorunu olmuştur. Bu hükümet bir ülke sorunudur. Bu hükümet bir beka sorunudur. Bu hükümetten kurtuluş, Türkiye’nin birliği dirliği ve kurtuluş yolu olacaktır. Onun için bu seçimler önemlidir” şeklinde konuştu.

AA

TBMM Başkanı Şahin: Türkiye’de yasalar var

Pazar, Mart 6th, 2011

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, ”Türkiye’nin, hiçbir basın mensubunun, hiçbir yazarın-çizerin hakkında soruşturma açılmadığı ve tutuklanmadığı, davalara muhatap olmadığı bir ülke olmasını arzu ederim. Ama TÜrkiye’de yasalar var, yasaları uygulamakla görevli merciler var. Bunlar görevlerini yapıyor” dedi.

Şahin, TBMM Bowling Kupası’nın düzenlendiği Bilkent Center’a gelişinde ”Ergenekon” soruşturması kapsamında gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın tutuklanmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, şöyle konuştu:

”Doğrusu ülkemde cezaevlerinin bomboş olmasını arzu ederim. Cezaevlerinde hiçbir tutuklu ve hükümlü olmasın arzu ederim. Özellikle hiçbir basın mensubunun, hiçbir yazarın, çizerin hakkında soruşturma açılmadığı ve tutuklanmadığı, davalara muhatap olmadığı bir ülke olmasını arzu ederim. Ama Türkiye’de yasalar var, yasaları uygulamakla görevli merciler var. Bunlar görevlerini yapıyor. Yapmak durumundalar. Ben de TBMM Başkanı olarak tartışmaları takip ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın açıklamalarını ben de okudum. Ülkemizin AB ile müzakere sürecinde olduğu bir dönemde gazetecilerin tutuklanması sebebiyle tartışılmasından rahatsızlık duyuyorum.”

AA

Bahçeli: 3. AK Parti dönemi felakettir

Pazar, Mart 6th, 2011

Bahçeli, dün başlattığı Adana’nın ilçe gezileri kapsamında, bugünkü programı öncesinde Seyhan Oteli’nde kahvaltıda partililerle bir araya geldi. Bahçeli, burada yaptığı konuşmasında, yakın tarihte hiçbir siyasi partiye nasip olmayan TBMM’de sayısal çoğunlukla tek başına güçlü bir iktidar yapısına sahip bulunan AK Parti’nin bunu iki dönemdir değerlendiremediğini söyledi.

Türkiye’nin bir kader anında olduğunu savunan Bahçeli, şöyle devam etti:

”Türkiye bir yol kavşağında. Bu tespiti parti yönetimi sorumluluğu taşıyan insanlar olarak bizim yapmamız gerekir ama bu yeterli değildir. Dava arkadaşlarımızın da aynı tespitler doğrultusunda bir karar alması gerekli, temel tercihini ortaya koyması gerekir. Önümüzdeki seçimler milletimizin geleceğinin belirlenmesi için çok önemlidir.

Türkiye bir yol ayrımındadır; ya teslimiyetçi bir anlayışı kabullenerek bugünkü iktidarın 3 bini aşkın günde ortaya koyduğu politikaları benimseyerek ülke yoluna devam edecek veya iktidar değişikliği zaruri kılacaktır. Türkiye’de iktidar değişikliğinin vakti gelmiştir. Bu iktidarın üçüncü dönemi Türkiye için bir felakettir.”

AK Parti uygulamalarının Türkiye Cumhuriyeti’nin kazanımları arasında bulunan milli devletin üniter yapısı ve toprak bütünlüğünün büyük tahribata uğradığını ileri süren Bahçeli, ”Milli ve manevi değerler yıpratılmış, sosyal doku örselenmiş, birlikte ve bir arada yaşama kabiliyetimiz zaafa uğratılmıştır. ‘Demokratik açılım’ denen zırva, ülkemiz için yıkım projesinin başlangıcı olmuştur. Etnik temelli bölücülüğün devlet politikası haline dönüştürüldüğü kara bir gündür. Bunları yapanlar şimdi ise PKK’nın siyasallaşma sürecini tamamlamaya çalışmaktadır” şeklinde konuştu.

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ-

Bahçeli, anayasa değişikliğine karşı olmadıklarını ancak bunun uzlaşmayla gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, ”Türkiye’yi ileriye taşıyabilecek bir anayasa değişikliği zaruridir” dedi.

Anayasa değişikliği için referanduma ihtiyaç bulunduğunu ve bu konuda hassasiyetler olduğunu vurgulayan Bahçeli, özellikle ülkücülerin istismara uğradığını öne sürdü.

Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nin siyasallaştırıldığını iddia eden Bahçeli, iktidarın yeni bir anayasa değişikliğini 2011 seçimlerinden sonraya bırakılması yönündeki girişimlerini eleştirerek, şöyle devam etti:

”Niye seçim sonuna bırakıyorsun? 7 bilim adamı hazırlamadı mı? Elinde paket halinde durmuyor mu? Onu kamuoyu ile neden bütün çıplaklığıyla paylaşmıyorsun? 341 milletvekiliyle ve devletin bütün imkanlarını kullanarak, referandum yoluyla da olsa çıkartmaya muktedirsin. Böyle bir anayasa değişikliğinde bölücü terör örgütünün de onun siyasallaşmış unsurlarının da destek vereceğini adın gibi biliyorsun.

Sayın Başbakan, 2011 yılında üçüncü defa TBMM’de bugünkü sayısal güçle ve tek başına iktidara geldiğini varsaymış olsak, yapacağın anayasa değişikliğini bütün çıplaklığı ve objektifliğiyle televizyona çıkıp madde madde açıklar mısın, açıklamaz mısın? Açıklarsan, bu millet senin kader çizgini çizer. Açıklamazsan aldatma ve kalkınma partisi özelliğiyle bir daha iktidara gelir. ‘Kime ne söz verdiysen, Türkiye’yi nasıl bölmeyi planlamışsanız, onu karşılayabilecek bir iktidar olmayı düşünüyorsun’ demektir. O zaman sorum şu olacaktır; yaptığın pazarlıklar hangi temellere dayalı olarak, bir karşılıklı rol paylaşımı ile devam ediyor? Bunu hep beraber göreceğiz. Göreceğiz ama iş işten geçmiş olacaktır.”

-MHP’NİN SON SÖZÜ-

Toplumsal istikrar bozulmadan, bin yıllık kardeşlik çatışma haline dönüştürülmeden, ülkenin demokrasi içinde bir çıkış bulacağına inandığını dile getiren Bahçeli, darbeler ve ara rejimlerle sorunların çözüme kavuşturulamayacağını ifade etti.

MHP’nin henüz son sözünü söylemediğini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

”Yeri geldiğinde devletin varlığı ve milletin birliği için son sözünü geçmişte örneği olduğu gibi söyleyebilir ama buna ihtiyaç hissetmeden, demokrasi içerisinde, bu güzide kadroyu milletle buluşturarak, onun ‘milli irade’ dediği gücü yanına alarak, iktidar olmak suretiyle bir yandan ülkeyi yönetmek gibi bir tecrübeye sahip değil miyiz? Kanaatim biz ülkeyi yönetiriz ama bir şartla, birliğimizi ve dirliğimizi koruyarak bunu yapabiliriz.

Kelleyi koymuşum, sonuna kadar devam edeceğim Allah’ın izniyle. Türkiye’nin MHP’ye ihtiyacı var. 12 Haziran çok önemlidir. Yolumuza demokrasi içerisinde yürüyerek iktidar olmak lazım.”

MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, MHP Adana milletvekilleri ile İl Başkanı Ahmet Erdoğan’ın da hazır bulunduğu toplantıya, Devlet Bahçeli, İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan ve daha sonra da MHP’den istifa eden Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile birlikte girdi.

Toplantı sonrası, Bahçeli ve Durak, gazetecilerin sorularını cevapsız bıraktı. Durak, ”Bir açıklama yapmak istemiyorum. Konuşmalar aramızda” dedi.

AA

Bahçeli’den Gül’ün açıklamasına destek

Pazar, Mart 6th, 2011

Bahçeli, burada, bir gazetecinin sorusu üzerine, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ergenekon soruşturması kapsamında gazetecilerin gözaltına alınmasıyla ilgili ulusal bir gazetede yer alan ”Kamu vicdanında kabul görmeyen bazı gelişmeler oluyor. Bu hal, Türkiye’nin geldiği ve herkes tarafından takdir edilen görüntüsünü gölgelemektedir. Bundan kaygı duyuyorum” şeklindeki açıklamalarına ilişkin, ”Çok geç kalmış, isabetli bir açıklama” değerlendirmesinde bulundu.

Aladağ Belediye Başkanı Yusuf Baş’tan brifing alan Bahçeli, daha sonra Aladağ Kültür Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.

AA

Kurtulmuş: Selçuk, Erbakan Üniversitesi olsun

Pazar, Mart 6th, 2011

Kurtulmuş, Konya eski milletvekili ve İslam alimi Tahir Büyükkörükçü’nün cenazesine katılmak için geldiği Konya’da, Has Parti Konya İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Divan Toplantısına katıldı.

Büyükkörükçü’nün vefatından dolayı çok üzüldüğünü dile getiren Kurtulmuş, merhumun, Türkiye’nin kendi kimliğini bulmasında çok büyük emekleri olduğunu belirtti.

Konyalıların, ”Erbakan Hoca” ve ”Tahir Hoca” ismini yaşatması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, ”Rahmetli Erbakan Hocamızın ismi bir üniversite hocası olması dolayısıyla Konya Selçuk Üniversitesine verilebilir. Selçuk Üniversitesinin ismi Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak değiştirilebilir. Ayrıca, Tahir Hocamızın ismi de Konya’ya yeni açılacak bir üniversiteye, ya da Selçuk Üniversitesi içinde açılabilecek araştırma merkezine verilebilir” dedi.

Konya’daki belediyelerin Erbakan ve Tahir Hoca’nın ismini yaşatmasıyla ilgili çalışmalar yapması gerektiğini bildiren Kurtulmuş, kentteki büyük meydanlara, caddelere ya da sokaklara her iki hocanın da isminin verilebileceğini kaydetti.

-”DÜNYA BÜYÜK MEDENİYET KRİZİYLE KARŞI KARŞIYA”-

Dünyadaki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, dünyada büyük bir medeniyet krizi yaşandığını ifade etti.

Önümüzdeki yıllarda dünyanın su, gıda ve enerji krizleriyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

”Dünya, dar bir boğazın içinden geçiyor. Dünyada olan olaylar sadece siyasi birtakım değişiklikten ibaret değildir. Mısır’daki yönetim değişikliği, Tunus’taki yönetim değişikliği Libya’daki çalkantılar, başka ülkelerdeki birçok değişiklikler, sadece ve sadece başta bulunan liderlerin gitmesiyle ilgili değildir. Dünyanın birçok yerinde yönetim anlamında değişiklikler göreceğiz. Çünkü son 3 asırdır kurumlarıyla, kuruluşlarıyla, düşünceleriyle dünyaya hakim olan medeniyetin artık bu şekliyle dünyaya hakim olması mümkün değildir. Belki savaşların çıkacağı, karışıklıkların yaşanacağı, bölgelerdeki lider değişikliklerinin olduğu bir döneme giriyoruz. Dünyaya hakim olan ve dünyayı yönlendiren medeniyetin geleceği nokta burasıdır. Şimdi yeni bir sözün, yeni bir medeniyetin yükselme zamanıdır. İşte dünyada olan bunun habercisidir. Egemenlerin yöneticisi olarak iş başına getirilmiş olan liderlerin, zenginlerin büyük ülkelerin lehine sömürülmesine göz yuman aracı ve iş birlikçisi olan yönetimler, artık iş başında kalmayacaktır. Artık firavunların devri sona ermiştir. Bundan sonra yeni bir medeniyetin adaletin kurulması gerekir. HAS parti bunun için çalışıyor.”

Türkiye’de işsizliğin, gelir dağılımındaki adaletsizliğin, yoksulluğun, haksızlıkların örtülmesi için siyasetin bütün bu tartışmaları kenara bıraktığını, incir çekirdeğini doldurmayacak meseleleri gündeme taşıdığın iddia eden Kurtulmuş, iktidara geldiklerinde Türkiye’de hiçbir sorunun kalmayacağını savundu.

Kurtulmuş, Has Parti’nin seçimlerde tek başına iktidara gelmesi için tüm teşkilat olarak çok çalışacaklarını, kapı kapı gezecekleri sözlerine ekledi.

AA

Seçim öncesi ittifak arayışları sürüyor

Pazar, Mart 6th, 2011

Zeybek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Saadet Partisi’nin merhum genel başkanı Necmettin Erbakan ile vefatı öncesinde bir araya gelmek üzere görüşme yaptıklarını belirtti.

Erbakan’ın tedavi gördüğü hastaneden 28 Şubat’ta taburcu olması beklendiğini, görüşmenin de bu nedenle bu tarihte gerçekleşmesinin kararlaştırıldığını anlatan Zeybek, ”Görüşme isteği merhum Erbakan’dan gelmişti. Kendisi de bu tarihte taburcu olmayı ümit ediyordu. Ama başka türlü taburcu oldu. Taburcu olacağını görmüş demek ki değerli hocamız. Muhtemelen o gün hocamız ittifak konusunu görüşecekti” dedi.

Seçim ittifakı konusunda Demokrat Parti ile Saadet Partisi yöneticileri arasında görüşmeler yapıldığını ifade eden Zeybek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Saadet Partisi’ndeki yönetici arkadaşlarımız, ‘Bu ittifakın başbakan adayı olarak Namık Kemal Zeybek’i ilan edelim’ görüşünü gündeme getirdiler. Bunu gündeme getiren Saadet Partisi ve onunla birlikte hareket eden Türkiye Partisi. Bu arada arkadaşlarımızın görüşmesinde BBP yöneticileri de bulundu. Bu akşam itibariyle netleşmiş, açıklığa kavuşmuş bir durum yok. Ama Saadet Partisi, BBP, Türkiye Partisi ve Demokrat Partisi arasındaki ittifak görüşmeleri devam ediyor.”

-”BURADAN BİR BAŞBAKAN DA ÇIKABİLİR”-

Namık Kemal Zeybek, görüşleri birbirine yakın olan siyasi partiler arasında seçim ittifakı yapılmasının öteden beri demokratik hayatta rastlanan bir durum olduğunu belirterek, bu tür ittifaklardan çoğunlukla sağlıklı sonuçlar alındığına dikkati çekti.

Zeybek, şunlanı kaydetti:

”Türkiye’nin siyasi dokusu itibariyle böyle bir ittifakı ben de yararlı görüyorum. ‘Biz bu ittifakla hemen birinci parti oluruz, tek başımıza iktidara geliriz’… Bir şey söylemem ben. Ben olabildiğince gerçekçi konuşmayı seçen bir insanım, beni tanıyanlar bilirler ve bazıları bunu reel politikaya aykırı bulsalar da neye inanırsam onu söylerim.

Bu ittifakın sonucunda oluşacak büyük enerji birikimiyle Allah izin verirse, Allah yazmışsa biz hükümeti kurabilecek güce ulaşabiliceğimizi düşünüyoruz. Ama bunu doğru anlamak lazım. Hükümet kurmak derken; ‘Artık koalisyonlar Türkiye’de görülüyor, dolayısıyla koalisyon ortaklarının kim olacağına biz karar vereceğiz’ demektir. Duruma, dağılıma göre buradan bir başbakan da çıkabilir. DP olarak bundan sonraki seçimde, gelişmelerin gösterdiği doğrultuyu değerlendirerek tek başına iktidara gelme umudu taşıyoruz.”

AA

Devlet Bahçeli: Oylarımız çalınıyor

Pazar, Mart 6th, 2011

Bahçeli, Adana’nın merkez Karaisalı ilçesinde parti otobüsünün üzerinden vatandaşlara hitap eti. Bahçeli, Karaisalı’da belediyeyi MHP’ye oy vererek kazandıranlara teşekkür etti ve belediyenin borçlarla devralındığını, kısıtlı imkanlarla hizmet verdiğini öğrendiğini söyledi.

Karaisalı’da hizmet için birtakım imkanların kısıtlandığına şahit olduklarını belirten Bahçeli, ”Engelleyen kim varsa, MHP iktidarında mutlaka hesap vereceklerdir” dedi.

Bahçeli, 12 Haziranda yapılacak seçimin Türkiye açısından çok önemli olduğuna işaret etti. Seçimlerin, millet için dönüm noktası, kavşak ve bir kader anı olduğunu belirten Bahçeli, şunları söyledi:

”Tüm siyasi partiler bu seçime önem vermeli. Bu seçimde, AKP’nin 3 bin günü aşan süredir ülke yönetiminde bulunuşu sorgulanmalı, millet vicdanında bir karara bağlanmalıdır. Hangi siyasi partiden olursa olsun, bütün vatandaşlarımın mutlaka sandığa gitmesi gerekir. Sandıkta yüksek bir katılım sağlanmalı, millet iradesinde iktidarın devamına ya da sonuna karar verilmelidir.”

Demokrasi dışında herhangi bir yolla iktidar değişikliğini düşünme yanlışlığına kimsenin düşmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

”Millet iradesiyle kim geldiyse, yine millet iradesiyle gönderilmelidir ki onlar artık mağduriyet ve mahzuniyet kılıfına saklanarak milletin vicdanını istismar etmesin. Yüksek bir katılımla sandığa gitmek gerekir. İktidarın değişmesi veya devamına, yüksek katılımla oluşacak iradeyle cevap vermeliyiz.

Seçimleri, meşruiyeti tartışılmayacak bir çoğunluğu elde ederek gerçekleştirmeliyiz. Hangi partiden olursa olsun, sandık görevlileri mutlaka sandığa sahip çıkmalı. Ama aynı zamanda, oy çalmaya yönelik milli irade hırsızlarına da fırsat verdirtmemeli. Bu seçim yüksek katılımla sağlanır ise seçim sonuçları Türkiye’nin aydınlık geleceği açısından çok önemli bir hal alacak demektir. O nedenle hangi partiden olursak olalım, mutlaka sandığa gitmeliyiz.”

-SEÇİMDE DEVLET GÖREVLİLERİ-

Bahçeli, özellike MHP’lilerden seçim sandığına mutlaka gitmelerini ve çevresindeki insanları da götürmelerini isteyerek, şöyle devam etti:

”MHP oyları milim milim, santim santim toplanıyor ama sandığa gidildiği vakit, sandık hırsızları tarafından oylarımız çalınıyor. 1 oyla milletvekilliği, 2 oyla belediye başkanlığı kaybediliyor.

Vali, kaymakam ve emniyet mensupları seçimin sağlıklı yapılması için bütün gayretini ortaya koymalı, güvenlik içinde bir seçim sonucu elde etmek bir memleket görevi olarak algılanmalı. Bu sizlerin asli görevlerinizdir. Seçimde devletin valisi, devletin valisi olarak kalmalıdır. İktidara ‘yanaşma’lık yapmamalıdır. Emniyet güçlerimiz adil davranmalı, sandığın güvenliğini ele almalıdır. Bütün bunların sorumlusu siyasi iktidardır. Siyasi iktidar bugün için Türkiye genelinde sağlıklı bir seçim yapılabilmesi mecburiyetinde olmalıdır. Eğer bu seçimde sandıklarda hile olup güvensizlik ortamı ve anarşi meydana gelir, seçimlere gölge düşerse, inanın seçim sonrası Türkiye’nin her tarafında sorunlar artar, her taraf kararır. Türkiye’nin dirliğini ve birliğini hazmedemeyen unsurlar bundan yararlanarak, ülkeyi karmakarışık hale getirir.”

Mevcut iktidarın yorulduğunu, yıprandığını ve tükendiğini savunan Bahçeli, ”Yapılmış olan Anayasa değişikliği reformuyla gizli gündemini harekete geçirerek, kendisinden hesap sorulacağını bildiği ve korktuğu için Anayasa Mahkemesini şekillendirmiş, Hakimler Savcılar Yüksek Kuruluna yön vermiş ve yandaş insanları yargıya sızdırarak geleceğini garanti altına alıp, 8 yılın hesabından kurtulmaya çalışıyor. Ne yaparsan yap Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Karaisalı’dan, Milli Mücadele’nin soluk aldığı yerden sesleniyorum. Milliyetçi Hareket Partisi iktidar olursa, Yüce Divan yoluna gideceksin. O yol sana açıktır. İktidar yolu ise Allah’ın izniyle kapalı olacaktır.”

AA

Konferans sırasında Başbakan aradı

Pazar, Mart 6th, 2011

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya’yı konferans vermek üzere Rize’de düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Kurulu toplantısına katıldı. İyimaya’nın korferansı zaman zaman dış etkenlerden dolayı kesintiye uğradı. Konferansın başından sonuna kadar cep telefonları hiç susmadı. Bir ara İyimaya, bir cep telefonunun çalması üzerine ne söyleyeceğini unutarak duraksadı. AK Parti İl Başkanı Hikmet Ayar sözü alarak yapılanın saygısızlık olduğunu dile getirip cep telefonu ile konuşmaya devam eden bir kişiyi ikaz etti.

Konferans ilerleyen bölümlerinde bu kez AK Parti Rize eski İl Başkanı Hasan Karal’ın cep telefonuna gelen bir çağrı ile kesildi. Arayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dı ve İyimaya ile görüşmek istediğini söylüyordu. Telefonu alan İyimaya sahnenin arkasına geçerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştükten sonra konuşmasına davam etti. İyimaya konuşmasının kalan kısmında dinleyenlere Başbakan’ın selamını ileterek, “Başbakanımızın hepinize ayrı ayrı selamları var. Muhabbet ve iyilik dilekleri var” dedi.

İyimaya konuşmasında vefat eden Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ı ‘Hocamız’ olarak nitelendirerek, “Militan demokrasimizi çoğulculuk damarı ile tanıştıran büyük bir siyaset adamıydı. Kendisini millete ve davasına hizmete adadı. Son nefesine kadar sabırla, azimle mücadelesini sürürdü. Geçtiğimiz günlerde hakkın rahmetine kavuştu.

Erbakan Hocamız. Allah gani gani rahmet eylesin. Allah nur içinde yatırsın. Kabrini cennet bahçelerinden bahçe kılsın. O olmasıydı Türkiye çoğulculuğu, modern Türkiye’nin değerleri ile devleti buluşturan ortamının şu anda olduğu noktada bulunması mümkün değildi. O büyük insanın yetiştirdiği talebeleri asrın idrakini doğru okuyarak, zamanın icap ve gereklerine kulak asarak, yeniden yorumlayarak bugün Türkiye’de millet ile devlet arasındaki yabancılaşmayı ortadan kaldırmayı amaçlayan, millet ile devleti birleştirme sevdasını kendine dava edinen bir siyasi misyonu ortaya çıkardı” diye konuştu.

İyimaya, yaptıkları reformlar ile demokratikleşme yolunda önemli mesafeler kaydettiklerini vurgulayarak, AK Parti iktidarının ilk günlerinde bazı güçlerin yasamaya müdahale ettiğini belirtti. İyimaya konuyla ilgili bir detayı ilk kez Rize’de açıkladığını vurgulayarak, “Bir karar alıyorduk. Genel Kurul’a bir idare geliyordu. Kabul edilmiyordu. İlk defa başbakanımın şehrinde açıklıyorum. 76. maddeye göre ideolojik suçlar bir kişinin milletvekili seçilmesini engelliyordu. Bunu kaldırdık.

Benim hatırlatmam ile onu kaldırdık. Recep Tayyip Erdoğan bir maddeden dolayı milletvekili seçilemiyordu. O gün gizli bir irade vardı. Tabi Başbakanımız o zaman milletvekili değil. Olması da mümkün değil. Bir gizli irade 76. maddenin kaldırılmasını önledi. ‘Uluslararası anlaşmaların iç hukukla çakışması halinde uluslararası anlaşmalar etkindir’ dedik o da önlendi. Böyle maddeler önlendi. Nedeni şu: 1960 yılından sonraki seçkin devlet modeli demokrasi içerisinde vesayet modeliydi” ifadelerini kullandı.

 
 

İHA

Topçu’dan Büyükkörükçü için taziye mesajı

Pazar, Mart 6th, 2011

BBP Genel Merkezinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Topçu’nun mesajı şöyle:

”Memleketimizin mümtaz şahsiyetlerinden, Konya’da muhim büyük İslam alimi Tahir Büyükkörükçü Hocaefendinin vefatını derin bir teessür içinde öğrenmiş bulunmaktayım.

Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, sevenlerine ve aziz milletimize sabr-ı cemil niyaz ediyorum.”

Açıklamada Topçu’nun, Büyükkörükçü’nün oğlu Abdurrahman Büyükkörükçü’yü telefonla arayarak, başsağlığı dilediği de belirtildi.

AA

Bahçeli yargının yavaş işlemesini eleştirdi

Pazar, Mart 6th, 2011

Bahçeli, Adana’nın merkez Karaisalı İlçesi Belediye Başkanı Babacan Durak’ı ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeli, gazetecilerin gözaltına alınmalarıyla ilgili soruyu yanıtlarken, yargının yavaş işlemesini eleştirdi.

Bahçeli, ”Son yıllarda Türkiye’de, siyasi iktidar geçmişten bu yana bazı konular üzerinde eğilerek, yargıyı harekete geçirmek suretiyle bir süreç başlatmıştır. Bu süreç halen devam ediyor. Yargıdaki çalışmalar çok yavaş gelişiyor. Oraya hızlı bir akım sağlamak lazım. Kadro yetersizse kadro tahsisi yapmak lazım” dedi.

Bugün için gündemde tutulan konuların yargıda hızla sonuçlandırılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, ancak, bunlar yapılmayıp, her gün yeni bir olay gelişiyormuş gibi tutuklamalarla yargının faaliyet alanının genişlediğine dair bir düşüncenin Türkiye’de yayılmaya çalışıldığını kaydetti.

Bahçeli, ”Buna artık son vermek lazım. Tartışmaları belli bir ölçüde tutmak lazım. Yargının sonuçlarını sabırla beklemek lazım. Yoksa her gün konuşarak, karşılıklı değerlendirmeler yapılarak yargıyı başka yönlere çekme anlayışından kurtulmak lazım” dedi.

Bahçeli, İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılan Aytaç Durak’la ilgili bir soru üzerine de ”Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı üzerinde sürdürülmek istenen tavırların bir benzerinin de Kayseri’de ve Elazığ’da olması lazım” dedi.

Yargılama bir yerden başlanırsa hepsini sıraya almak gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi:

”27 Nisan’a uzak kalmak, 28 Şubat’ı görmezlikten gelmek zannediyorum hükümet, yargı ilişkileri açısından soru işaretleri taşıyan konulardır. Bir yerden başlanırsa tamamlanmalı. Ama her şeyden evvel yargı bağımsız olmalı, adaletli, hızlı davranmalı. En kısa süre içinde elindeki davaları sonuçlandırmalıdır.”

Bahçeli, Aytaç Durak’ın MHP’den milletvekili adayı olacağı yönündeki söylentilerin hatırlatılması üzerine de ”Daha aday belirleme sürecine girmedik” dedi.

AA


öpüşme oyunları - torrent - Formoline L112 - otomatik kepenk - eşya depolama