ABD’den Yeni Nükleer Strateji
ABD savunma bakanı Robert Gates ve dışişleri bakanı Hillary Clinton, ABD’nin yeni nükleer stratejisini açıkladı. Almanya dışişleri bakanı Guido Westerwelle, Washington yönetimini atılan cesur adımdan dolayı kutladı.
Yeni strateji adına yaraşır bir şekilde ABD için stratejik bir zamanda ortaya atıldı. Washington 12-13 Nisan tarihleri arasında nükleer silahların yayılmasını önleme hedefiyle düzenlenen bir zirveye ev sahipliği yapacak. Almanya dışişleri bakanı Guido Westerwelle de zirve öncesinde ABD’nin attığı bu adımı memnuniyetle karşıladığını belirtti. Westerwelle, stratejiyi, “nükleer silahsızlanma yolunda atılmış cesurca bi r adım” olarak değerlendirdi.
ABD başkanı Barack Obama aslında nükleer silahları sınırlandırmayı amaçlayan stratejiyi bu yılın başında ortaya koymayı hedefliyordu. Ancak stratejiyle ilgili fikir ayrılıkları projenin son aşamasına getirilmesini geciktirdi. Projeyle ilgili iki temel çekince bulunuyordu. Bunlardan ilki mevcut stratejide çok az değişiklik yapılması, diğeriyse çok fazla taviz verilerek ABD’nin rakiplerinin cesaretlendirilmesiydi. Yeni strateji her iki çekinceyi de karşılar şekilde ortak bir nokta öne sürüyor.
Yeni stratejinin detayları
Yeni atom stratejisinin detayları Amerikan savunma bakanı Robert Gates ve dışişleri bakanı Hillary Clinton tarafından açıklandı. iki bakan, yeni strateji uyarınca nükleer silahların Amerikan savunmasında geçmişte olduğundan çok daha küçük bir rol üstleneceğini duyurdu. ABD sadece belli koşullar altında nükleer silah kullanma yoluna gidecek. Nükleer denemelere ve yeni nükleer silah üretimine karşı olan ABD, Avrupa ülkelerindeki askeri üslerinde bulundurduğu 200 kadar nükleer silahı tam olarak ne zaman geri çekeceğini ise belirtmedi. Tahminlere göre sadece Almanya sınırları içinde ABD’ye ait yaklaşık 20 nükleer başlık bulunuyor.
ABD’nin ne şartlarda nükleer silah kullanma yoluna gideceğini Amerikan savunma bakanı Robert Gates şöyle açıkladı:
“ABD, bir ülke nükleer silaha sahip değilse ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı kabul etmişse bu ülkeye karşı atom bombası kullanmayacağını veya atom bombası kullanacağı tehdidinde bulunmayacağını taahhüt etmektedir. Öte yandan bir ülkenin ABD veya müttefiklerine karşı biyolojik ya da kimyasal silah kullanması tehdidi söz konusu olduğu takdirde, bu, yıkıcı askeri savunma yöntemiyle karşılık alacaktır.”
ABD başkanı Barack Obama stratejinin çok anlamlı bir adım olduğuna ve 21′inci yüzyıldaki nükleer tehlikenin daha çok iki ülke arasında değil, terörist örgütler nedeniyle yaşandığına dikkat çekti.
Uzmanlar ne diyor?
Ancak birçok uzman yeni stratejinin beraberinde çok da fazla bir yenilik getirmediğini savunuyor.
Nükleer silahların önlenmesi için çalışmalar yapan Carnegie Vakfı analisti George Perkovich stratejinin sanılanın aksine bir devrim niteliği taşımadığı eleştirisinde bulundu.
Yeni strateji aynı zamanda ABD ile Rusya arasında Perşembe günü imzalanacak önemli bir anlaşmanın arifesinde açıklandı. Prag’da imzalanacak olan anlaşma, stratejik nükleer silahların sınırlandırılmasını öngören ve Aralık ayında süresi dolan START 1 antlaşmasının yerini alacak.
Washington ve Moskova yönetimleri START 1 antlaşmasıyla, Soğuk Savaş yıllarının başlarından itibaren birbirlerini tehdit ettikleri stratejik nükleer silahlarını önemli miktarda azaltmayı taahhüt etmişlerdi. Rusya ve ABD son 15 yılda nükleer başlık sayısını karşılıklı olarak 2 bin 200′e indirdi.
© Deutsche Welle Türkçe
Sabine Müller / Çeviri: Banu Ertek
Editör: Ahmet Günaltay
Kaynak : sondakika.com